Birkac cekirge selam verdi gecti tam kulagimin yanindan kanat sesleriyle sessizligime meydan okuyarak. Birkac okyanus gunesimi kapatti. Seffaf ya da berrak degillerdi ama kalpleri temizdi.
Yildizlari gordum gece. Lazer isiklarinin havada yarattigi cizgi huzmelerine basip oradan bir catiya zipladim. Ayin karanlik yuzunu gordum ama gormeye deger bir durum yokmus aslinda. Bu kadar giz, sir, fantazi, efsane niyeymis ki? Ucuncu tekil sahislara kizacagim ama hepsi cogullar. Cogunluk 'ben'ler ve 'biz'ler. Insanoglu dogasinda bencil ve ozgur, gruplasmaya yuz tutmus secelesi. Ne idugu belirsiz mutasyonlar yok degil. Arada cikiyor bir iki sivri. Bir pirlantanin puskulleri gibi puruzler. Makamlari ezbere bilen apisarasina kum kacmis pezevenkler. Mihenk tasi mi daha degerli sakal trasi mi?
Kiz krizi yasanan dunyada erkek yok.
Seven birini bulacagim.
Ruyamda kopekler kovaladi hep beni. Ten temasimiz olmadi hic. Kopek konustu. Ben kactim. O sucluydu, ben savastim. Dis aralarima kacmis takirdayan tas taneleri gibi rahatsiz oldum ruyalarimdan dun gece. Bir ara uyanip yatakta debelendim ve kendi kendime ilk defa "Sabah uyaninca bu gece gordugum ruyalari hatirlamak istemiyorum" dedim. Bunlari dusunurken ilk defa boyle bir sey dusundugumun de farkindaydim. Simdi gecmisi dusunup, tartip sayip farkina varmis degilim.
Bu ve su, ve su ve o birbirine bu kadar yakinken bu ve o niye birbirinden uzak? Onlari tanimlayan ucunun birbirine olan acisal ve yonsel pozisyonu degil, uzakligi. Yorungede olsalar 'o' gunes olurdu, 'su' mars ve 'bu' da dunya. Bu ne bicim is be?
Yazin yazilan yazilar icin artik is isten gecti. Es anlamli ve ikiz kelimeler birbirinden nefret eder oldu. Buyuklu kucuklu sesli ve sessiz harflerle konusmaya calisiyorum ama vurgum vurguna ugradi.
Kelime oyunu yaparak yazmak su icmekten basitmis degil mi?
Kiskanclik, kontrol ve arzu. Cok benziyorlar.
Saklama icinde patlar sonra
Pisman oldum sen bana bakma.
No comments:
Post a Comment