Bu sabah rahmimden kalbime bir hayalet uçtu geldi. Hayalet beynime az uğruyor. Zaten beyin de bu işlere fazla karışmak istemiyor. Okuma güçlüğü çekmiyorum artık yazma güçlüğüm var. Ama kaslarımda düğümler de böyle çözülmüyor. Beni öğürterek geçti bu hayalet. "Aksi şeytan!" İnsanlar platonik mi doğuyor, düşüncesiz mi doğuyor? Aşkı ve düşünceyi sonradan öğreniyoruz da noluyor? İstendiğimizde istemediğimiz, istediğimizde istenmediğimizi görüyoruz. Ne aşık olmak ne düşünmek istiyoruz. Algıda seçici olunca hayalet de güçleniyor. Hayalet bana hiç görünmüyor.
Tango bir şarkı yazmak istedim ama bir kişi eksiğim. Herkes hep katarken, eklerken, çıkarken, uçarken, ben eksildim, verdim, düştüm, çarçur ettim. İnsanlar yaş aldıkça iyiye gitmiyorlar. Tam tersine karakterlerinden yitiriyorlar. Bir forma girmek, sonra diğer formlara uymaya çalışmak. Birinin kucağına yerleşmem gerekirken, geldim yanlış ülkeye yerleştim. Tahkiye yanlış:
- "Elimi tuttu."
- "Algıda seçicisin şu an bence."
- "Düşürüyorsun beni hep çıktığım yerden ama en azından bana gerçekçisin."
- "Gerçekçi olmam canını yakmadığım anlamına gelmiyor."
- "Bu dediğinle gerçekçisin ve ben büyük mazoşistim."
- "Zaten kimse sevmek istemiyor. Acı çekmek istiyor. Sen niye bile bile kendini sürüklüyorsun ki?"
- "Sevilmek en büyük ceza. O zaman benim suçum ne de sevilmiyorum?"
- "Bir erkek çıkıp bir gün bağıracak sana kıyım kıyım, işte aradığım salak!, diyecek."
- "Sonra ikimiz dansederken birbirimizin ayaklarına basacağız. Vals katliamı. İki kişi öldü. İki kişi doğdu."
- "Tekil olmaya itiliyoruz. Plato oku."
- "Bütün bu insanlar gruplar halinde yaşar, tek başlarına yaşayamazlar yalanı.. Hepimiz şizofreniz."
- "Mutlu olmak için deli olmana gerek yok."
Yanlışı bulsam düzelteceğim. Ama sıçtığımın lisanında yüzbinden fazla kelime var.
Hayalet şimdilik içimde değil.
No comments:
Post a Comment