Bir dönemdi geçti.

Çok eskiden değil gibi geliyor. Üzerimde eskimiş bir mavi eşofman altı, yüz bin kere giyip yıkattırmadığım en sevdiğim t-shirt'üm, yatakta oturuyorum ve Kuran'ı ispanyolca okuyorum. İlkokul arkadaşımın hediyesi, sağlam ciltli matematik defterime yıllar sonra aklımın hayalimin almayacağı ve anlam veremeyeceğim kadar beat generation karalamalar yazıyorum. En kısası yedi satır, olmadık rüyaları anlatır. Şiirler yazıyorum ama hiçbir yerlerinde kafiye yok. Kediler yerine köpekleri sevdiğim zamanlar. Bunalıyorum yine ama saçım renksiz bunalıyorum. Her şey yine bulanık ama gözlerimin daha iyi gördüğü zamanlar.

No comments: