Keder

Ruyamda kopekler kovaladi beni. Ten temasimiz olmadi hic. Kopek konustu. Ben kactim. O sucluydu ben savastim. Dis aralarima kacmis takirdayan kum taneleri gibi rahatsiz oldum ruyalarimdan dun gece. Bir ara uyanip yatakta debelendim ve kendi kendime ilk defa, "Sabah uyaninca bu gece gordugum ruyalari hatirlamak istemiyorum" dedim. Bunlari dusunurken ilk defa boyle bir sey dusundugumun de farkindaydim. Simdi gecmisi dusunup, tartip sayip farkina varmis degilim.

Bu ve su, ve su ve o birbirine bu kadar yakinken bu ve o niye bu kadar birbirinden uzak? Onlari tanimlayan ucunun birbirine olan acisal veya yonsel pozisyonu degil, uzakligi. Yorungede olsalar o gunes olurdu, su mars ve bu da dunya. Bu ne bicim is be?

Yazin yazilan yazilar icin artik is isten gecti. Es anlamli ve ikiz kelimeler birbirinden nefret eder oldu. Buyuklu kucuklu sesli ve sessiz harflerle konusmaya calisiyorum ama vurgum vurguna ugradi.

Kelime oyunu yaparak yazmak su icmekten basitmis degil mi?


Olay insanlarin yasinin kac oldugu degil, senden kac yas buyuk ya da kucuk oldugu degil midir sanki? Yani kac senesinde dogdugunu soylemen yeterli.


No comments: